
Guardian’a konuşan üç kişi, günlük işlerini yaparken keyfi gerekçelerle sokakta gözaltına alındıklarını açıkladı. Zayıf kanıtlarla, örneğin Filistin bayrağı içeren fotoğraflarla veya taş atma suçlamalarıyla gözaltına alınan bu kişiler, saatlerce mental ve fiziksel işkenceye maruz kaldıklarını belirtti.
B’Tselem’in mayıs ve ağustos ayları arasında topladığı tanıklıklara dayanan rapora göre, işkence ve şiddetin boyutu, türü ve seviyesinde artış yaşandığı vurgulanıyor. Saldırganların işkenceleri video görüntülerinde yayınladıkları ve olası sonuçlardan endişe duymadıkları belirtiliyor. Bunu “İsrail’in insanlık dışılaştırma sürecinin bir sonucu” olarak nitelendiriliyor.
İsrail ordusu suçlamalar hakkında yorum yapmazken, Filistinlilerin maruz kaldığı şiddet ve ihlallerin Batı Şeria’da hızla arttığı belirtiliyor. Özellikle gece baskınları ve operasyonlarının sayısında rekor seviyelere ulaşıldığı, bu operasyonların Filistinlilerden kaynaklanan saldırıları önlemek amacıyla yapıldığı iddia ediliyor.
Hebron, Batı Şeria’nın en militarize bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle 7 Ekim saldırılarından sonra kente uygulanan hareket kısıtlamaları hayatı daha da zorlaştırmış durumda. Kentteki bölünmüşlük, Filistinlilerin günlük yaşamlarında sürekli şiddet ve korkuyla karşı karşıya kalmalarına neden oluyor.
Filistin halkı, artan şiddetin ve zor yaşam koşullarının altında hayatta kalma mücadelesi verirken, İsrail ordusunun Batı Şeria’daki ihlallerinin sistematik hale geldiği belirtiliyor. Bu durum, umut yerine daha fazla acı ve mücadeleyi beraberinde getiriyor.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]