Gazze’de aylardır süren saldırılar, on binlerce sivilin hayatını kaybettiği, şehirlerin büyük ölçüde yok edildiği bir tabloyu ortaya çıkardı. Soykırımcı İsrail yönetimi, askeri gücün tek başına Gazze’yi kontrol etmeye yetmediğini her geçen gün daha net biçimde gördü. Bu nedenle Tel Aviv, sahada farklı bir stratejiye yöneldi. Bu stratejide ana amaç Hamas’a alternatif olacak, yerel ve silahlı “vekil güçler” üretmek.
İsrail Gazze’de “yerel piyon” üretme stratejisi, askeri olduğu kadar siyasi bir hedefe de dayanıyor. Tel Aviv, Hamas’ı yalnızca silahla değil, içeriden zayıflatarak etkisizleştirmeyi ve Gazze’de kendisine bağımlı bir düzen kurmayı amaçlıyor. Ancak Ebu Şebab’ın öldürülmesi ve Ebu Nasira gibi isimlerin ortaya çıkışı, bu stratejinin temel zaafını gözler önüne seriyor.
Gazze sahası, dış müdahalelere karşı son derece kapalı bir toplumsal yapı barındırıyor. Uzun yıllardır süren abluka, saldırılar ve yıkım, toplumda güçlü bir direnç refleksi oluşturmuş durumda. Bu koşullar altında, İsrail’le ilişkilendirilen yerel aktörlerin yaşama şansı son derece sınırlı. Bu gerçek, İsrail’in Gazze politikasının yalnızca askeri değil, siyasi ve toplumsal olarak da bir çıkmazda olduğunu gösteriyor.
İsrail’in Gazze’de vekil güç arayışı sürekli başarısızlıklarla sonuçlanıyor. Her yeni isimle birlikte Gazze’yi içeriden yönetme hayalleri suya düşüyor ve Tel Aviv’in seçenekleri daha da daralıyor. Gazze’nin direnci ve toplumsal yapısı, İsrail’in planlarını boşa çıkarıyor ve vekil güç stratejisinin başarısızlığını ortaya koyuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]