
Doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehir bulunan mantarların yenilmesi ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Dr. Yılmaz, vatandaşların doğal mantarlara rağbet gösterdiğini belirterek, mantar zehirlenmelerinin özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu dönemlerde arttığını söyledi. Rengi, kokusu veya tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığının anlaşılamayacağını vurgulayan Yılmaz, doğal alanlarda yetişen zehirli mantarların varlığını unutmamak gerektiğini ifade etti.
Yılmaz, mantardaki zehrin etkilerinin genellikle 2 ile 6 saat içinde ortaya çıktığını bildirdi. Mantarın tüketilmesinden sonraki ilk 2 saat içinde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, ağızda metalik tat, bulantı, kusma ve terleme gibi belirtiler görülebiliyor. Bazı türlerin yenmesinden 6 saat sonra ise mide bulantısı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı, karın ağrısı, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozuklukları gibi daha ciddi belirtiler ortaya çıkabiliyor ve bu durum ölümle sonuçlanabiliyor.
Bu belirtiler göz önüne alındığında, doğada yetişen mantarların kesinlikle tüketilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Dr. Yılmaz, doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarlarının tercih edilmesini önerdi. Kültür mantarlarının güvenilirliği ve zehirsizliği konusunda daha emin bir seçenek sunduğunu belirtti.
Yılmaz, Ulusal Zehir Danışma Merkezi’nin (UZEM) zehirlenme vakaları konusunda 7/24 kesintisiz hizmet verdiğini hatırlattı. Vatandaşların ihtiyaç halinde bilgi almak için 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ni arayabileceklerini sözlerine ekledi.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]