1980’li yıllarda siyasi nedenlerden girdiği Ulucanlar Cezaevi’nde işkenceler gören Tanülkü, çocuk sahibi olamaz. Babasını 6 yaşındayken kaybeden ve çocuk özlemiyle yaşayan Tanülkü, cezaevinden çıktıktan sonra müebbet hapis cezası alan bir mahkumun çocuğuna sahip çıkarak onu okutur.
Tanülkü ve eşi Zehra, çocuklarına koşulsuz sevgiyle yaklaşır ve bugüne kadar 26 çocuğun bakımını sağlayarak onları okuturlar. Tiyatro ve dizilerden kazanılan parayla farklı illerde kiralanan evlerde çocuklarını büyüten çift, 101 kişilik dev bir aile oluşturur.
Tanülkü, çocuklarına evler kiralayarak bakımlarını sağlar ve en önemlisi onlardan tek istedikleri şeyin okumaları olduğunu belirtir. Onlara sadece maddi destek değil, sevgi ve şefkat de sunar. “Koruyucu ailelik” kavramını sadece bir isim değişikliği olarak gören Tanülkü, çocuklarına annelik ve babalık yapmanın sevgiyle dolu bir sorumluluk olduğunu vurgular.
Tanülkü ve eşi Zehra, çocuklarının hayatlarında önemli bir rol oynar ve onlara sevgi dolu bir aile ortamı sunar. 26 çocuğunun başarılarıyla gurur duyan Tanülkü, onlara verdiği sevgiyle kocaman bir aile oluşturmanın mutluluğunu yaşar.
Reklam & İşbirliği: [email protected]