İsrail’in Gazze’deki vahşetinin yarattığı büyük yıkımın ilk raporları, şehrin neredeyse tamamının ya yıkıldığını ya da tahrip edildiğini gösteriyor. Resmi rakamlara göre, İsrail soykırımı nedeniyle çeşitli sektörlerde doğrudan zarar 50 milyar doları aşmış durumda. 2 milyondan fazla Filistinlinin yaşadığı şehirde 170 bini tamamen yıkılmış, 80 bini ciddi şekilde zarar görmüş, 200 bini ise kısmen hasar görmüş 450 bin konutun varlığına işaret ediliyor.
İsrail işgalinin tarihine bakıldığında, İsrail ordusunun, Filistinlilerin direnişine karşı güçlü bir caydırıcılık oluşturmak amacıyla, Kudüs, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde ev yıkımlarını bir cezalandırma aracı olarak kullandığı görülüyor. Ev yıkımları Filistin’deki İngiliz Mandası’na kadar uzanıyor ve tarihsel bir süreç içerisinde Filistinlilere yönelik bir cezalandırma aracı olarak kullanılmış.
Uluslararası hukuktaki ev yıkımları, supertotobet giriş 1949 yılında çıkarılan Dördüncü Cenevre Sözleşmesi tarafından düzenleniyor. Sözleşme, işgalci güçlerin özel kişilere ait bireysel veya toplu olarak sahip olunan taşınmaz veya şahsi malların tahrip edilmesini askeri operasyonlar için kesinlikle gerekli olmadığı durumlar hariç yasaklıyor. Ancak İsrail, Filistin topraklarının Sözleşmeye taraf olmadığı gerekçesiyle bu hükümlerin uygulanmayacağını ileri sürüyor. Uluslararası Af Örgütü gibi insan hakları örgütleri, uluslararası insan hakları anlaşmalarının, taraf devletlerin etkili kontrole sahip olduğu tüm alanlarda geçerli olması gerektiğini savunuyor ve İsrail’in bu durumu kabul edilemez buluyor. İsrail’in Filistin’deki ev yıkımları, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirilirken, bölgedeki çatışmanın insanlık dramını derinleştirdiği ve barışa zarar verdiği vurgulanıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]