
Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Yazıcı, böbrek kanserinin (Renal hücreli karsinom – RHK) genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve çoğu zaman başka nedenlerle yapılan görüntülemelerde tesadüfen saptandığını açıkladı. Doç. Dr. Yazıcı, yan ağrısı, idrarda kan ve karında kitle gibi klasik belirtilerin nadir görüldüğünde hastalığın ileri evrede olabileceğine dikkat çekti. Bu durum, erken teşhisin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Doç. Dr. Yazıcı, böbrek kanserinin erkeklerde kadınlara göre daha sık görüldüğünü ve ileri yaşla birlikte riskin arttığını belirtti. Sigara kullanımı, obezite, hipertansiyon ve ailede böbrek kanseri öyküsü gibi faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli rol oynadığını ifade etti. Günümüzde tümörlerin büyük kısmının ultrason, tomografi veya MR gibi görüntüleme yöntemleriyle erken evrede saptanması, tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor.
Hastalığın nadir görülen klasik belirtileri arasında yan ağrısı, idrarda kan ve karında kitle yer alıyor. Bu belirtiler ortaya çıktığında hastalığın genellikle ileri evrede olabileceği uyarısı yapıldı. Bazı hastalarda ise kemik ağrısı veya geçmeyen öksürük gibi yayılımı düşündüren şikayetler ilk bulgu olarak ortaya çıkabiliyor. Erken tanı, modern görüntüleme teknikleri sayesinde mümkün hale geliyor.
Böbrek kanserinde en etkili tedavi yönteminin cerrahi olduğu vurgulandı. Uygun hastalarda ameliyat, tedavinin temelini oluşturuyor. Son yıllarda laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemler öne çıkarken, bu teknikler daha küçük kesiler, az ağrı, kısa hastanede kalış süresi ve hızlı günlük hayata dönüş sağlıyor. Robotik cerrahi, üç boyutlu görüntü ve yüksek hassasiyet avantajı sunuyor.
Doç. Dr. Özgür Yazıcı, böbrek kanserinden korunmada sigaradan uzak durmanın ve sağlıklı kilo vermenin önemini dile getirdi. Düzenli fiziksel aktivitenin de riski azaltan önemli faktörler arasında bulunduğunu ekledi. Bu yaşam tarzı değişiklikleri, hastalığa yakalanma riskini minimize etmede kilit rol oynuyor.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]