Dinlenmeye rağmen geçmeyen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yorgunluk ve halsizliklerin dikkate alınması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, bu durumların bazı hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini vurguladı.
Dr. Taşkıran, sürekli yorgunluğun yoğun çalışma veya uykusuzluk dışında kansızlık, tiroid hastalıkları, vitamin ve mineral eksiklikleri, diyabet, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve bazı kronik hastalıklar gibi farklı nedenlere bağlı olabileceğini açıkladı. Kişinin günlük alışkanlıklarında bir değişiklik olmamasına rağmen ortaya çıkan bu tür yorgunlukların araştırılması gerektiğini ifade etti.
Basit görünen yorgunluk şikayetlerinin bazen daha ciddi sağlık sorunlarının işareti olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, hastanın yaşı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve eşlik eden diğer şikayetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gerekli durumlarda yapılacak kan tetkikleri ve muayenelerle birçok hastalığın erken dönemde tespit edilebileceğini ekledi.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının enerji düzeyi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Dr. Taşkıran, düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve uygun fiziksel aktivitenin genel sağlığı desteklediğini belirtti. Ancak bu önlemlere rağmen devam eden yorgunluklarda mutlaka uzman görüşü alınması gerektiğini ifade etti.
Uzun süren halsizlik ve yorgunluğun ihmal edilmemesi gerektiğini yineleyen Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, nefes darlığı, çarpıntı veya günlük aktiviteleri zorlaştıran yorgunluk gibi durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Düzenli sağlık kontrollerinin hastalıkların erken fark edilmesi ve yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]