Travma Yaşayan Çocuğunuza Nasıl Yaklaşabilirsiniz?

Travma Yaşayan Çocuğunuza Nasıl Yaklaşılmalı ve Nasıl Davranılmalı?

Travma yaşayan çocuğunuza nasıl yaklaşabilirsiniz? konusuna girmeden önce travma nedir? ve insan psikolojisi üzerindeki etkileri nelerdir? Konuları hakkında genel bir bilgi vermek faydalı olacaktır.

Travma: Aslında travma kelimesi anlamı itibariyle belli bir olumsuzluk ve zorlama içermektedir. Travmanın net bir tanımını yapmadan önce kendi içinde fiziksel travma ve ruhsal travma olarak ayırmak konunun anlaşıla bilirliğine katkı sağlayacaktır. Fiziksel travma, kişinin kendi isteği dışında gelişen bir nedenle vücudun herhangi bir yerinde ya da bir organının bütünlüğünün bozulması haline denir.

Ruhsal travma, yine insanın elinde olmayan bir nedenle yani tamamen kişinin isteği dışında gelişen olumsuz etkenlerin insan ruhunda açtığı yaralardır ve insan ruhunda açılan yaraların tamiri ve tedavisi fiziksel travmanın tedavisinden çok daha fazla zaman almaktadır. Hatta bazen insan hayatında derin izler bırakabilmektedir.

travma yaşayan çocuğa yaklaşım

Ruhsal Travmanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Çocukların üzerinde etkili olabilecek travmalar neler olabilir önce buna bakmak gerekmektedir. Çocuk bambaşka bir deryadır ve çocuk yetiştirmek çok büyük bir sorumluluk gerektirmektedir. Aslında araba kullanabilmek için ehliyet almak gerektiği gibi eşlerin anne baba olmadan evvel psikolojik bir yeterlilik süreçten geçmeleri gerekmektedir. Çocuğa kıymet vermeyen, çocuk ruhundan anlamayan insanların elinden ana babalık haklarının alınması mümkün olsa keşke. Unutulmaması gereken bir gerçek, aile içi şiddetin her türü çocuk üzerinde çok büyük bir travma nedeni olmaktadır.

Bir bebeğin dünyaya gelmesine katkıda bulunmak ya da vesile olmak anne baba olmak için yeterli değildir. Anne baba olmak özveri ve sorumluluk ister, vizyon gerektirir. Sevgi ve saygının olmadığı yerde iletişimden bahsetmek mümkün değildir. İletişimin olmadığı yerde ise her an bir travmadan bahsetmek mümkündür.

İletişim Ana Karnında Başlar

Bebek ana karnında birkaç aylık olduğundan itibaren dışarıyla olan irtibat başlar. Dışarıdaki sesleri algılayan bebek yüksek sesten etkilenecektir. İşte tam da bu yüzden uzmanlar sürekli bebek bekleyen ailelere bebekleri ile konuşmalarını ve onu sevmelerini tavsiye ederler. Aksi durumda ne olur diye sorulacak olursa cevap şöyle olacaktır: Bebek anne karnındayken sürekli kavga eden bir anne baba bebeğin ilerideki yaşamında ürkek ve özgüvensiz olmasına neden olacaklardır.

Travmaya Neden Olabilecek Sorunlar

Aslında travma ve çocuk ilişkilendirildiğinde ortaya çok karmaşık bir durum çıkabilmektedir. Çocuğun üzerinde travmatik etki gösterebilecek her şey ailenin denetimi altında olabilmelidir. Elbette bu her zaman mümkün olmayacaktır. Doğumundan yetiştirildiği bütün süreç içinde çocuğun ruh hali ve psikolojisi üzerinde etki sahibi olacak birçok faktör vardır. Bu faktörleri şöyle sıralamak mümkündür:

  • Aileden kaynaklanan faktörler
  • Çevreden kaynaklanan faktörler
  • Çocuğun kendisinden kaynaklanan faktörler

Çocuğun ruhsal durumu üzerinde etkili olan ve aileden kaynaklanan faktörler, çocuğun yetiştirildiği ve içinde bulunduğu ailenin çocuğun fizyolojik ve ruhsal gelişimi üzerindeki etkisi tartışılmazdır elbette. Aşırı korumacı, aşırı baskıcı ya da tam tersi aşırı rahat ve hiçbir şeyine yasak koymadan yetiştirilen ailelerde çocuklar bu davranışlara göre şekilleneceklerdir. Çocuğu sürekli suçlayan, eleştiren, başkaları ile kıyaslayan ve aşırı baskıcı tutum sergileyen ailenin hatalı tutumu çocuğun psikolojisi üzerinde şöyle bir olumsuzluğa sebep olacaktır. Çocuk sürekli utanma duygusu yaşayacak, kendine güvenemeyen tek başına bir şey yapmaktan aciz bir birey olacaktır.

Tam aksi durumda yani aşırı serbest ve yaptığı her şeye göz yumulan bir ortamda büyüyen çocuk ise dediğim dedik, insanlara saygı duymayan ve dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünen, acımasız, merhametsiz, saygısız ve toplum tarafından onay görmeyen bir birey olacaktır. Aslında bahsettiğimiz olaylar ailenin bilerek ya da bilmeyerek uyguladığı yetiştirme hatalarından kaynaklı olaylardır. Ve bu olayların çocuk üzerindeki etkileri travma olarak nitelendirilmez bile. Oysaki en büyük hasardır bu.

Çocuk üzerinde olumsuz ve somut bir travmadan bahsetmek ise daha büyük sonuçlar doğurması açısından aile içi şiddet, çocuk istismarı gibi sonuçları ve etkisi büyük olaylar sonucudur. Çocuk istismarı denilince akla gelebilecek farklı konular vardır. Çocuğun doğal hakları olan ve yaşamına ait barınma, giyinme, yeme, içme ve eğitim gibi haklarının elinden alınması, küçük yaşta çocuk çalıştırmaktan başlayarak cinsel istismara kadar boyut kazanan tatsız konular bunlar. Bütün bunlar çocuk üzerinde ruhsal bir bunalıma daha doğrusu büyük bir travmaya neden olur.

Bu tür davranışlara maruz kalan çocuklar ürkek, korkak ve çekingen, kendini ifade edemeyen, içine kapalı ya da tam tersi saldırgan, sinirli, agresif insanlar olacaklardır. Bütün bu olumsuz davranışların olumsuz sonuçları ile masum ve küçücük bir çocuğun tek başına başa çıkması çok zor olmaktadır hatta bazen imkansız olur. Çoğu zaman ise profesyonel bir yardım gerekebilir.

Çocuğun ruhsal durumu üzerinde etkili olan ve çevreden kaynaklanan faktörler

Çocuğun gelişimini ve ruhsal durumunu etkileyen faktörlerin içinde çevresel faktörler de önemli yer kaplar. Çevre denildiğinde akla gelen ilk başta akrabalar, komşular ilerleyen zamanlarda ise okul çevre kapsamına dahil olmaktadır. Çocuklar belirli bir süre sonra ister istemez çevre faktörü ile tanışmak zorunda kalacaklar. Bu toplum olarak yaşamanın kaçınılmaz bir getirisidir. İşte anne babanın son derece dikkatli olması gereken bir durumda akraba bile olsa insanların niyetini kimse bir tespit edemez. Travma yaşayan çocuk bu durumu davranışlarıyla ele verecektir. Burada aileye düşen dikkatli olmak ve çocuğunu kontrol edebilmektir. İstenmeyen bir davranışa maruz kalan çocuk içine kapanır, hareketlerine bir ürkeklik, içine kapanma ve sessizlik hakim olabileceği gibi tam tersi davranışlarına bir hırçınlık ve şiddet eğilimi hakim olabilir.

Çocuğun kendinden kaynaklı faktörler, bazen çocuk ruhsal açıdan hiçbir neden yokken kendisi travma yaşayabilir. Bir komşu çocuğu veya aileye yeni katılacak olan bir kardeş aşırı kıskançlık duygusu yaşaması sonucunda duygusal bir travma geçirmesine neden olabilir.

travma yaşayan çocuğa nasıl davranmalı

Travma Yaşayan Çocuğunuza Nasıl Yaklaşabilirsiniz?

Öncelikle belirtmekte fayda var. Sevgi bütün engelleri aşar. Çocuğunuzun geçirdiği travmanın nedeni ne olursa olsun mutlaka yaklaşımınız sevecen ve anlayışlı olmalıdır. Her türlü fiziksel rahatsızlıkta nasıl doktora gidiyor ya da çocuklarımızı gerektiğinde doktora götürüyorsak söz konusu ruhsal travma olduğu zaman da profesyonel yardım almaktan asla çekinmemeliyiz. Profesyonel bir yardım almak çözüme daha kısa yoldan ulaşmamıza yardım edecektir. Travmanın atlatılma süreci ne kadar uzarsa çocuk ve aile o denli yıpranacaktır.

Çocuk üzerinde bir travma söz konusu olduğunda başvurulacak hekim çocuklar üzerine eğitim almış pedagoglar olmalıdır. İşinde uzman olan pedagog çocukla özel olarak görüşmesinin ardından aile iş birliği içine girmek isteyecek ve gerektiğinde ilaç tedavisi ile tedavi sürecine bir şekil verecektir. Bu süreçte kesinlikle hekim ile iş birliğinden kaçırmamak gerekmektedir. Travma belirtileri çocuğun yaş grubuna göre değişiklik göstermektedir.

Yaş grubu küçük olduğu zaman gözlemlenen belirtiler genelde yemek ve uyku düzeninin bozulması ile iştahsızlık şeklinde ortaya çıkabilirken travma belirtileri daha büyük yaşlarda okuldan soğuma ve derslere karşı ilgisizlik ya da kendi içine kapanma arkadaşlarından uzaklaşma şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda öğretmenlerimize de çok fazla iş düşmektedir. Çocukları gözlemlemek fark ettiği belirtileri aileye bildirmek çocuğun ruh sağlığı üzerinde olumlu etkiler yapacaktır.

Duyu Bütünleme Nedir?

Şifa Duaları