
Ebeveynler veya aileler çocukları oldukları zaman üzerlerine titrerler. Onların en iyi şekilde eğitim almalarını, kendilerini geliştirmelerini ve güzel bir meslek sahibi olmalarını dilerler. Yine çocukların gelişim süreci de olabildiğince hızlıdır. Örneğin çocuklar 6 aylıkken süt dişlerini çıkarmaya başlarlar. Bu sürecin doğru bir şekilde sürdürülebilmesi için muhakkak bir diş hekimine başvurmak gerekir. Çocukların diş ve çene yapıları yetişkinlere göre biraz farklı olduğundan bu alanda uzmanlaşmış kişilere özellikle ihtiyaç duyulabilir. Sizlerde Van çocuk diş doktoru arıyorsanız doğru adrestesiniz demektir. Ovadent Ağız ve Diş Sağlığı Merkezine giderek sizlerde çocuklarınızı güvenilir ve emin ellere teslim edebilirsiniz.
Genetik faktörlere bağlı olarak bazı kişilerde dişlerin büyümesi farklı yönlere doğru olabilir. Bu durum özellikle ergenliğe giren bireylerde hayal kırıklığına sebep olur. Dişler herhangi bir şekilde eğik olursa diş teli tedavisi sayesinde belirli bir süre boyunca hastalar tedavi altında tutulabilir. Bu tedavi süreci devam ederken kişiler yemek ve içmelerine özellikle dikkat etmeleri gerekir. Tüm bunların yanı sıra diş temizliklerine ve hassasiyetine ekstra özen göstermeleri şarttır. Asitli, çok yağlı veya şekerli gıda tüketimlerinden kaçınmaları şarttır. 1 veya 2 yıllık gibi bir süre içerisinde-kişiden kişiye göre değişkenlik gösterebilir- diş yapısında meydana gelen çarpıklıklar kontrol altına alınabilir.
Günümüzde sıklıkla tercih edilen diş tedavi yöntemlerinden birisi de implant tedavisidir. Bu tedavi yöntemi ağızlarında dişleri bulunmayan hastalar için ön görülebilir. Hastalar yapılan tetkik ve testlerin ardından tedaviye uygun olup olmadıkları belirlenir. Uygun olan hastalara belirli aralıklarla tedavi süreci uygulanır. Titanyum malzemesinden elde edilen yapay dişler çeneye yerleştirilir. Bu dişler vücutla uyumlu bir şekilde çalışırlar ve herhangi bir şekilde vücuda zarar vermezler. Bu olay implant tedavisinin avantajlarından birisidir. Dişleri eksik olan hastalarda yemek ve içmekte, konuşmakta zorluklar boy gösterebilir. Tüm bu sorunların üzerine gidilebilmesi için en yakın diş doktoruna başvurmanız gerekiyor.
Diş beyazlığı genetik ve çevresel faktörler olmak üzere iki bölümde ele alınabilir. İlk olarak genetik faktörler dişlerimizin renginde önemli bir rol oynayabilir. Bunların yanı sıra yemek içme veya diğer alışkanlıklar başta olmak üzere, gebelikte kullanılan ilaçlarında etkisiyle dişlerde sararma meydana gelebilir. Dişlerde sararma özellikle sigara, alkol veya madde bağımlısı kişilerde fazla görülebilir. Dişlerimizin sararmamasını ve sağlıklı bir hayat sürdürmek istiyorsak muhakkak kötü alışkanlıklardan vazgeçmeliyiz. Yapılan tetkikler sonucunda lazer yöntemiyle dişlerde 3 veya 4 tona kadar beyazlaşma mümkündür. Yapılan tedavi sürecinin ardından bu beyazlıklar hastaya bağlı olarak 2 veya 3 sene kadar sürebilir. Geçen bu süre içerisinde kişiler dişlerine dikkat ederlerse bu süre uzayabilir. Diş ve ağız sağlığı bu anlamda tamamen bizlerin kontrolü altındadır denilebilir.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]