
RÖPORTAJ · İŞ MODELİ & KURUMSAL
Premium çiçek siparişi markası Ribbon Flowers, 2014’te bir akşam yemeğinde doğan haftalık çiçek üyeliği fikrinden bugün ofislere, otellere, restoranlara ve mağazalara uzanan bir kurumsal çiçek modeline ulaştı. Kurucu ortaklar Ömer Üçer ve Buse Bayraktar Üçer’le bu modelin nasıl büyüdüğünü ve her hafta aynı standardı tutturmanın ne gerektirdiğini konuştuk.

Ribbon Flowers’ın Loewe için düzenlediği Parfüm Çiçek Buketi Workshop’unda tarihi mekâna kurulan uzun ahşap masalar. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Bir otel lobisine her hafta giren taze çiçekler, çoğu konuğun fark etmeden yanından geçtiği ama yokluğunda hemen hissedilen bir ayrıntıdır. Ofis resepsiyonundaki aranjman solduğunda ya da bir restoranın masasındaki vazo boş kaldığında mekânın havası değişir. Düzenli çiçek, tek seferlik bir hediyeden farklı olarak bir alışkanlık ve karşılıklı bir söz işidir.
Ribbon Flowers & Design da tam bu alışkanlık fikriyle, Haziran 2014’te haftalık çiçek üyelik servisi olarak kuruldu. Genel müdür ve kurucu ortak Ömer Üçer, University of Virginia’da finans, uluslararası işletme ve ekonomi okudu; ardından New York’ta Ernst & Young’da dört yıl kredi riski danışmanlığı yaptı. Kreatif direktör Buse Bayraktar Üçer ise 2023’te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçilen 55 kadın girişimciden biri. Etiler Bebeköy’deki villada bulunan atölye ve mağaza bugün bireysel siparişlerin yanında, kurumsal çiçek üyeliği tercih eden işletmelere de hizmet veriyor.
Ömer Üçer: Fikir Buse’nindi. Bir akşam yemekte bana haftalık bir çiçek üyelik sistemini anlattı. Finans geçmişim yüzünden ilk dikkatimi çeken şey düzenlilik oldu: tek seferlik siparişlerin aksine üyelik öngörülebilir bir ritim yaratıyordu. Tedariki, hazırlığı ve kurye planını haftalık bir takvime oturtabilirdik. O gece saatlerce konuştuk; markanın adı da o beyin fırtınasında ortaya çıktı.
Başlangıçta üye listemiz neredeyse tamamen akrabalarımızdan oluşuyordu. Geniş bir aileden gelmek, ilk sınavı güvenli bir ortamda vermemizi ve modeli hızla sınamamızı sağladı. Girişimcilik benim küçüklüğümden beri hedeflediğim bir yoldu; Ribbon bu yolda hayallerimin peşinden koştuğum en somut adım oldu.

Kurumsal iş birliklerini yürüten kurucu ortak Ömer Üçer, RIBBON desenli fon önünde. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Üyelik, her hafta aynı kapıyı yeniden çalmak demek. Aynı eve ya da aynı masaya tekrar çiçek götürdüğünüzde kendinizi tekrar edemezsiniz; mevsimi izlemek zorunda kalırsınız. Baharda şakayık öne çıkar, başka aylarda farklı dokular sahneye gelir. Bu ritim bana mevsim çiçekleriyle çalışmayı bir ilke olarak benimsetti.
Evde hazırladığımız ilk tasarımlar beğenildikçe insanlar özel günleri için de bizden çiçek istemeye başladı. Birkaç ay içinde Reşitpaşa’da ilk dükkânımızı açtık. Üyelikle başlayan yol, böylece kişiye özel tasarımlara ve bugün tanınan bir tasarım markasına doğru genişledi.
Yine de üyeliğin bana kazandırdığı bakış açısı hiç değişmedi. Bir aranjmanı hazırlarken yalnızca teslim edildiği ilk günü değil, masada ya da resepsiyonda geçireceği sonraki günleri de düşünüyorum. Tasarımın doğallıkla zarafeti aynı anda taşıması, ne fazla süslü ne fazla sade olması, her hafta yeniden görülen bir çiçekte daha da önemli hâle geliyor. Çünkü düzenli çiçekte göz, bir süre sonra ayrıntıyı arıyor.
Buse Bayraktar Üçer: Çiçek çoğu zaman başkasına verilen bir hediye olarak düşünülüyor. Ben o dönem insanların kendileri için de çiçek almasını, bunu haftanın küçük bir ritüeli gibi görmesini istedim. New York’ta kendi vazomu her hafta tazelediğim günlerden kalma bir histi bu; kulüp de o hissi paylaşmak için doğmuştu.
Kulüp fikri bize üyeliğin yalnızca bir teslim takvimi olmadığını öğretti. İnsanlar kendilerine bir buket aldıklarında o haftayı farklı yaşadıklarını söylüyordu. O dönemden kalan bu düşünce, kurumsal üyelikte de yol gösterici oldu: bir ofis çalışanı da resepsiyondaki çiçeği kendisi için yenilenmiş gibi hissetmeli.
“Çiçek almak için özel bir gün beklemek zorunda değilsiniz; kendinize aldığınız bir demet de haftanın ritmini değiştirebilir.”
— Buse Bayraktar Üçer
Ömer Üçer: Bireysel üyelikte kurduğumuz haftalık düzen, kurumsal tarafa geçmek için doğal bir altyapı oluşturdu. Ofisler, oteller, restoranlar ve mağazalar düzenli çiçeğe ihtiyaç duyuyor; beklentileri bir bireyinkinden çok farklı değil, yalnızca ölçek ve süreklilik daha büyük. Kurumsal iş birlikleri benim sorumluluk alanlarımdan biri; kurye ekibimizi ve planlamamızı bu ihtiyaca göre kurguladık.
Kurumsal ilişkiler bazen tek seferlik bir talepten de doğabiliyor. Yeni bir mekân için açılış çiçekleri ya da bir çalışan için yeni iş ve terfi çiçekleri gönderen bir şirket, zamanla düzenli çiçeği de konuşmaya başlayabiliyor.

Etiler mağazasında RIBBON logolu duvar, bordo karo tezgâh ve orkideler. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ömer Üçer: Kurumsal üyelik sayfalarımızda Loewe, Nobu, Rolex, Bvlgari ve The Grand Tarabya için hazırladığımız seçkiler yer alıyor. Her markanın kendine özgü bir estetiği, mekân dili ve konuk profili var. Bu seçkiler, bir markanın diline uyan çiçek dilini nasıl kurduğumuzu gösteren örnekler. Bir moda evinin mağazası ile bir otelin lobisi aynı çiçekle konuşmaz.
Buse Bayraktar Üçer: Tasarım tarafında önce mekânı ve markayı okuyoruz. Modern bir iç mekânda gala gibi zarif ve heykelsi formlu bir çiçek mimariyle güzel bir diyalog kurarken, bir restoran masasında daha alçak ve sakin kompozisyonlar gerekiyor.
Lüks segmentteki markalarla çalışırken lüks çiçek anlayışımızı pahalı olan üzerine değil, doğru çiçeği doğru vazoda en iyi hâliyle sunmak üzerine kuruyoruz. Gerektiğinde premium çiçek seçkimizden ya da özel seramik vazolarımızdan yararlanıyoruz.

Antrasit seramik sürahi vazoda rengarenk çiçekler, mekâna renk katan vazolu aranjmanlara bir örnek. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ömer Üçer: Kurumsal tarafta ölçümüz çok net: her hafta aynı standardı tutturmak. Bir otel ya da mağaza bizden bir kez güzel çiçek beklemiyor; aylar sonra da ilk haftadaki özeni görmek istiyor. Bunun için kaliteyi tek tek kişilerin dikkatine değil, sisteme bağlamamız gerekiyor. Sistemimiz de şu adımlardan oluşuyor:
Bu disiplin bireysel siparişlere de yansıyor. İstanbul çiçek siparişi veren bir müşteri ile haftalık aranjman bekleyen bir otel, aynı atölyeden ve aynı kontrol adımlarından geçen tasarımları alıyor. Müşteri yorumlarında en sık geçen konular arasında zamanında teslim ve çiçeklerin tazeliğinin yer alması, bu standardın dışarıdan görünen karşılığı.

Buse Bayraktar Üçer, Etiler mağazasında vazolara çiçek yerleştiriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Buse Bayraktar Üçer: Kurumsal iş birliklerinin yalnızca düzenli çiçekten ibaret olmadığını gösteren bir çalışmaydı. Loewe için bir Parfüm Çiçek Buketi Workshop’u düzenledik; tarihi bir mekânda uzun ahşap masalar kurduk. Koku ile çiçek arasındaki ilişkiyi merkeze alan bir buluşmaydı ve katılımcıların çiçekle doğrudan temas kurmasını istedik.
Workshop fikri aslında mağazamızdan geliyor. Etiler’deki atölyemizde bir workshop alanı var ve burada çiçek workshopları düzenliyoruz. Kurumsal tarafta bu deneyimi bir markanın kendi konuklarına ya da ekibine taşımak, üyeliğin ötesinde bir bağ kuruyor.
Ömer Üçer: Operasyon açısından workshoplar ayrı bir planlama istiyor. Çiçeklerin atölyeden mekâna aynı tazelikte ulaşması, her katılımcının önüne aynı kalitede malzemenin gelmesi gerekiyor. Burada da haftalık üyelikte öğrendiğimiz standart disiplini işimize yarıyor. Kurumsal hediyeleşme talebi olduğunda ise çiçeği çikolata tepsisi ya da hediye kutusu gibi tamamlayıcılarla birleştirebiliyoruz.

Tepside çikolatalarla buluşan bordo anastasya ve pembe gül aranjmanı: Grand Deluxe çikolata tepsisi. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Ömer Üçer: Kurumsal üyelikte hedefimiz, bir işletmenin her hafta “resepsiyona çiçek gönder” diye ayrıca düşünmek zorunda kalmaması. Bu güveni korumak önceliğimiz. Tamamlayıcı hediye seçkisini el yapımı vazo, mum, çikolata ve hediye kutusuyla genişletmek de gündemimizde. Düzenli çiçek düşünen işletmeler kurumsal sayfamızdaki seçkilere göz atarak başlayabilir.
Buse Bayraktar Üçer: Mekânına düzenli çiçek düşünenlere önerim, önce ışığa ve mekânın nasıl kullanıldığına bakmaları. Uzun vadede İstanbul dışında da bir Ribbon açmayı hayal ediyoruz; bu şimdilik bir plan değil, bir hayal. Ama nereye gidersek gidelim, bir vazoyu her hafta tazeleme alışkanlığıyla başlayan hikâyenin özü aynı kalacak.
Buse Bayraktar Üçer — Kurucu Ortak, Kreatif Direktör ve Çiçek Tasarımcısı. University of Miami Business Management bölümünden 2010’da mezun oldu, iki yıl New York’ta çalıştı. Haziran 2014’te İstanbul’da Ribbon Flowers & Design’ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu ve aynı yıl Reşitpaşa’daki ilk mağazayı açtı. 2023’te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçildi.
Ömer Üçer — Kurucu Ortak ve Genel Müdür. Alman Lisesi ve University of Virginia (Finance, International Business, Economics, 2008) mezunu. Dört yıl New York’ta Ernst & Young’da kredi riski danışmanlığı yaptı. 2013’te kurduğu Papillone Bespoke Tailors’ın da kurucu ortağı; Ribbon Flowers’ta finans, operasyon ve büyümeden sorumlu.






















Reklam & İşbirliği: [email protected]