Hamilelik

30.Hafta Gebelik | 30.Hafta Hamilelik Döneminde Neler Olur?

Hamileliğin 30. haftasında bebek ve annede oluşan değişimleri, 30 haftalık bebeğin ultrason görüntülerini ve daha fazlasını sizlerle paylaştık.

30.Hafta Hamilelik Döneminde Neler Olur?
30.Hafta Hamilelik Döneminde Neler Olur?

30.Hafta Hamilelik

Hamileliğinizin 7. Ayına hoş geldiniz. Artık zorlanmaya başladınız. Taşıdığınız yük bundan sonra kendini daha belli edecek. Son 10 haftaya girdiniz. Bebeğiniz hızla büyürken bu süreçte sizin konforunuzu biraz elinizden alabilir. Bu sizin daha önceki yaşamınızda ne kadar güçlü olduğunuza bağlı.
Bu haftadan itibaren bebeğiniz her hafta yarım kiloya yakın alacaktır. Boyu 40 – 41 santimetre ağırlığı ise 1400 gram civarındadır. Bebeğiniz doğumda ulaşacağı ağırlığın yarısına bu hafta itibariyle ulaşmıştır.
Hamileliğinizin 30. Haftasında toplam da 11,50 – 16,00 kg arasında kilo almış olmalısınız. Bu kiloyu cenin, amniyotik sıvı ve plesenta paylaşmaktadır.
Son dönem hamileliğe yani üçüncü trimesterine girdiniz.
Bu haftadan sonra sizin anne olma heyecanınız bebeğinizin kuvvetli hareketleriyle daha da artacak.

Gebeliğin 30. Haftasında Bebekteki Gelişim
Gebeliğin 30. Haftasında Bebekteki Gelişim

Gebeliğin 30. Haftasında Bebekteki Gelişim

Bu haftadan itibaren bebeğinizin gelişimine ek olarak plasenta ve amniyotik sıvı da gelişmeye devam etmektedir. Bu da sizin kilo almanız demektir. Aldığınız kilonun yarısının sebebi budur. 7- 8 kilo almaya meyilli olduğunuz bir döneme girdiniz.
Bebeğinizin beyin gelişimi devam etmekte ve beynin kırışmış görüntüsü bu hafta oluşmaya başlamaktadır. Bu kıvrımlar beynin daha fazla hücre depolamasını sağlar. Artık bebeğinizin bir uyuma-uyanma döngüsü var. Uyku süresi yarım saat ile 2 saat arasında değişiyor.
Rahmin karanlık olduğunu düşünmeyin. Bebeğinizin içeride bir şeklide aydınlık algısı vardır. Karanlıktan aydınlığı veya aydınlıktan karanlığa geçtiğinizde bebeğiniz bunu ayırt edebiliyor. Keskin bir ışık kaynağını takip edebilir hatta eliyle onu tutmaya çalışabilir. Gözyaşı üretebilmektedir.
Artık yakın mesafeleri görebiliyor ve doğumundan sonraki bir ayın sonuna kadar da bu şekilde görmeye devam edecek. Bebeğinizin göz gelişimi 2 yaşına kadar devam edecek. Kaşları ve göz kapakları tamamen gelişmiş durumda. Sık sık gözlerini açıp kapatacak alıştırma yapacaktır, yine de gözlerini sıklıkla kapalı tutmaktadır.
16.hafta da oluşmaya başlayan Lanugo adı verilen ince tüyler bebeğinizin tüm vücudunu kaplayarak sıcaklık kontrolünü sağlamıştır. Bebeğin yağ dokusu artmaya başladığı için sıcaklık kontrolü dengeleme görevini üstlenecektir, bu yüzden bu ince tüyler dökülmeye başlayacaktır.
Bebeğinizin tırnakları uzuyor ve dişler gelişerek damağın olması gereken yerine yerleşiyor.
Plesentanın bu hafta ağırlığı 450 gram civarıdır ve bebeği beslemeye devam etmektedir. Bebeğin ihtiyacı olan oksijeni ve besinleri taşımaktadır.
30.haftada bebeğinizin duyuları fazlasıyla gelişti. Anne ve babasının seslerini tanıyor. Sizin karnınıza yapacağınız dokunuşlara tepki verebilir. Karnınızın üzerine koyacağınız bir şeyi tekmeleyerek düşürebilir.
Erkek bebeklerin testisleri torbalarına inmek üzeredir.
Gebeliğin 30. Haftasında kan yapma görevi karaciğerden iliğe devredilir. Kemik iliği artık kırmızı kan hücrelerini yapmaya başlayacaktır. Bu kırmızı kan hücreleri hem oksijeni taşıyacak hem de artık maddelerin vücuttan atılması aşamasında görev alacaklardır. Bu aşamadan sonra kemik, kas ve kan yapımı hızlanacağı için bebeğinizin daha yoğun kalsiyuma, proteine ve demire ihtiyacı olacak. Eğer bu maddelerden yeteri kadar tüketmezseniz sizin depolarınızı boşaltacaktır. Bu nokta da dikkatli olmalısınız.
30 haftalık bir bebek her ne kadar yardımsız henüz nefes alamıyor olsa da akciğerleri oldukça gelişmiş ve gelişimi devam etmektedir ve erken doğması halinde yaşama rahatça tutunabilecek kadar donanmıştır.

30. Haftada Bebeğinizin Hareketleri
30. Haftada Bebeğinizin Hareketleri

30. Haftada Bebeğinizin Hareketleri

Artık cilt altındaki yağ bezleri iyi çalışıyor, yani yağlanmaya başladı. Bu da hareketlerini biraz azaltabilir. Ama aksine artık kasları eskisine oranla güçlü olduğu için yaptığı hareketleri hissetmek daha kolaydır. Güçlü yumruklara ve tekmelere hazır olun. Esnemeye başladığı zaman canınızı yakabilir. Dışarda bir çocuğun ağladığını duyup huzursuzlanabilir o da ağlamaya başlayabilir ve onu sakinleştirerek susturmak zorunda kalabilirsiniz. Özellikle geceleri siz uykuya dalıp kaslarınızı iyice gevşettiğinizde sizin yaramaz futbol oynamaya başlayacaktır. Kız ya da erkek; o maçlar söz konusu olduğunda hiç fark etmediğini göreceksiniz. Bu dönemde uykusuzluklarınızın sebebi onun hareketleri olacaktır.
Artan yağları sayesinde tombullaşan bir görüntüsü olacaktır. Rahim artık dar gelmeye başlamıştır ama yine de el kol ve baş hareketlerini yapmaya devam eder. Gözlerini açar kapatır ve parmaklarını ağzına sokabilir.
30 haftalık bir bebek 2 saat içerisinde en az 10 kez hareket edebilir. Bunu takip ederek uzun süre hareket etmezse bir doktor kontrolü yaptırabilirsiniz.
Bebeğiniz ara sıra hıçkıracaktır. Karnınızdaki ani göçme ve şişme hareketinden bunu fark edebilirsiniz. Bunun sebebi bebeğinizin amniyo sıvısından yutmasıdır.

30. Hafta Gebelikte Annenin Vücudundaki Değişim
30. Hafta Gebelikte Annenin Vücudundaki Değişim

30. Hafta Gebelikte Annenin Vücudundaki Değişim

Bu dönem bebeğinizin en çok kilo alacağı dönem olduğu için sizin de en fazla kiloyu alma ihtimalinin olduğunu unutmayın. Bugüne kadar 9 – 10 kilo almış olmanız beklenir. Bugünden doğuma kadar da daha 4 ile 6 kilo arasında alabilirsiniz. Bu kilolar sizin optimal kilolarınız olduğu için önemlidir. Bunun anlamı da sizin sağlığınızı düşünerek belirlenmiş ve hamilelikten sonra üzülmemeniz için dikkat etmelisiniz demektir. Bazı anne adayları hamileliğin tadını çıkarmak adına rahatça yemek yiyerek kontrolsüz kilo alımına yönelmektedir. Ancak bu hareket doğumdan sonra size çatlamış göbek, bacaklarda varis ve selülit, inatçı kilolar, sarkmış bir göbek olarak deri dönecektir. Ayrıca ideal kilolarınızın üzerine çıkmış olmanız kesinlikle bebeğinizi iyi beslediğiniz anlamına da gelmemektedir. Bebeğinizin ihtiyaçları bellidir. Onu da fazla beslemenizin zararları bulunmaktadır. Buna çok dikkat etmelisiniz. İleriyi düşünerek kendinizi frenlemeye çalışın.
Kilo almanız bebeğinizin büyümesi sizin özgür hareketlerinizi biraz kısıtlayacaktır. Bu haftadan itibaren hamilelik sürecinin sıkıntısını yaşamaya başlayabilirsiniz ve gittikçe sabırsızlanacaksınız.
Bu haftadan sonra uyku sorununuz artacak. Huzursuzluk yaşamanız mümkün. Kendinizi sürekli telkin edin, mucizenize en iyi koşullarda kavuşmak için sabır ve sükunet içinde olmaya çalışın. Sol tarafınıza yatmanız hem sizin için hem de bebeğinizi için en uygun pozisyondur. Bu şekilde kalbiniz sol taraftan daha rahat kan pompalayacak ve ana toplardamarlar kanı daha rahat kalbinize taşıyacaktır. Siz de daha fazla dinlenebileceksiniz, aynı şekilde fazla kan pompalanması demek plesentaya besinlerin daha rahat taşınması demektir.
Uyku sorununa ek olarak mide yanması ve artan tuvalet ihtiyacı da bu hafta itibariyle sizi biraz yoracak.
Kalsiyum, demir ve protein tüketiminiz bu dönemde çok önemli.
Doğum sürecini araştırıp kendinizi hazırlamaya başlayın.
Karnınızda büyüyen bebeğinizin sebep olduğu gerginlik daha çok çatlamalara veya kaşıntılara sebep olacaktır. Kaşımamaya çalışın nemlendirici kullanmalısınız.
Merak etmeyin banyo yapmanın bebeğiniz için hiçbir sakıncası bulunmamaktadır. Suyun sıcaklığını iyi ayarlayın bebeğinizin hissedeceğini unutmayın ve banyo da ayağınızın kaymayacağından emin olun. Bir de küvete girmek yerine duş almayı tercih edin. Bu dönem idrar yolu enfeksiyonuna daha yakın olduğunuz bir dönem ne olur ne olmaz.
Hem bedensel hem de psikolojik olarak rahatlamaya ihtiyacınız olduğunu biliyoruz. Bol sıvı alımı ve sulu gıdalar tüketimi sizi biraz rahatlatacaktır. Rahim içinde günde 4- 5 kez ağrılarınız olabilir. Bu kasılmaları gün içerisinde hissetmezsiniz. Eğer bunları ağrı olarak hissediyorsanız mutlaka doktorunuza başvurmalısınız, erken doğum habercisi olabilir.

Doğum Korkularınız Başladı mı?
Doğum Korkularınız Başladı mı?

Doğum Korkularınız Başladı mı?

Anne adaylarının yaklaşan doğum sebebiyle duyguları karışabilmekte ve korkuya kapılabilmektedirler. Özellikle ilk deneyimde anneler yaşadıkları bu özel dönemin semptomları ve hormonlarının etkisiyle endişeli ve duygusal olabilmektedir. Doğumla ilgili yaşanılan belli başlı kaygılar sebebiyle de endişe hissedilmektedir. En sık karşılaştığımız doğum korkuları ise şunlardır;
Doğum acısından çok korkuyorum
İnsanın bilmediği şeyden korkması doğaldır. Bu durumda doğumla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak veya doğuma hazırlık kursuna katılarak hamilelerin yanında zaman geçirmek sizin için iyi olabilir.
Ya hastaneye yetişemezsem
Doktorlar sancılarınız beş dakikada bir gelmeye başlayana kadar evde kalmanızı önerecekler. Suyunuz geldiği için hemen doğuracaksınız diye bir şey de yok. Vakti gelince doğum işaretleri yavaş yavaş gelmeye başlayacak. Süreci bilmek sizi rahatlatacaktır. Biraz araştırın işaretleri okumayı öğrenin.
Doğum sırasında büyük tuvaletim gelirse
Bu çok normal bir durumdur. O kadar ıkınınca karşılaşılabilecek bir sonuçtur. Siz hiç fark etmeden sağlık ekibiniz durumu halledecektir.
Unutmayın sizin daha mutlu bir hamilelik geçirmeniz bebeğinizin de mutlu olması demektir. Bebeğinizin içerde gelişimi devam etmekte ve onu en iyi şekilde dünyaya hazırladığınız dönemdesiniz. Endişeleri ve korkuları bir tarafa bırakabilmelisiniz. Bunun için daha çok hamilelerle görüşebilir ve uzman görüşlerine başvurabilirsiniz.
Vücut ağrılarınızın arttığını biliyoruz. Bel, sırt ve kalça eklemlerinde özellikle artan ağrılarınız var. Oturmada kalkmakta ve yatmakta da zorlanıyorsunuz. Hamilelik öncesinde geliştirmediğiniz her kasınız şimdi aşırı yük sebebiyle ağrıyor. Kısa yürüyüşleri öneriyoruz. Hamile pilatesi ve yogası için geç kalmış sayılmazsınız. Mutlaka sizi rahatlatacak birkaç hareket bulacaksınız. Yaptığınız hareket ile hamilelikten kaynaklanan ağrılarınızı giderirsiniz. Bundan sonrası içinde doğru bir duruşa sahip olursunuz.
Rahminiz beklediğinizden çok büyüdü. Karnınız çok büyüdü ve vücudunuzun ağırlık merkezini değiştiriyor. Yeni durumda bir denge bulmanız sizi biraz zorlayacak. Hormonlarını bağlarınızı ve eklemlerinizi gevşetmeye devam ediyor. Bu da denge bozucu bir değişikliktir. Bağlardaki gevşeme dolayısıyla ayaklarınıza büyümüştür. Normalde giydiğiniz ayakkabıdan bir iki numara büyük bir ayakkabı kullanabilirsiniz.
Rahim büyüdükçe makata baskı artacaktır. Kaslarınızı kontrol edememeniz bundandır. Kas çıkışlarının yaşanması doğaldır. Kendinizi çok germeyin. Kabız olmamak için bol bol su için yeter. Büyüyen rahim mide ve bağırsaklara da ve baskı yapmaktadır ve yerini değiştirmektedir. Porsiyonlarınızı küçültün yeme sıklığınızı artırın. Bu dönem mide yanması da artmaktadır. Bunun sebebi biraz hormonaldir. Vücudunuz doğuma hazırlanırken salgıladığı hormonlar ve pelvik kaslarının (kasık ve alt karın bölgesindeki ağrılar) gevşemesini sağlar ancak bu arada yemek borusunu mideden ayıran kaslar da bu hormonlardan etkilenir. Bu yüzden yediğiniz ve içtiğiniz şeylerin boğazınıza çıktığını hissediyorsunuz.
Hamlelikte baş dönmesi çokça karşılaşılan bir durumdur. Özellikle kendinizi kaybediyorsanız mutlaka doktorunuza bildirmelisiniz. Böyle hissettiğinizde uzanmalı ve ayaklarınızı yukarı kaldırmalısınız.
Diş eti kanamalarınız artabilir. Diş etleriniz şişmiş ve iltihaplanmış olabilir. Günde iki kere fırçalamaya özen gösterin. Ancak herhangi bir bitki kullanmadan öne mutlaka doktorunuza başvurun.

Doğuma Hazırlık; Kordon Kanı Saklamayı Düşünmeye Başlayın
Doğuma Hazırlık; Kordon Kanı Saklamayı Düşünmeye Başlayın

Doğuma Hazırlık; Kordon Kanı Saklamayı Düşünmeye Başlayın

Önünüzde bu konuyu düşünecek ve araştıracak daha zamanınız var. Ama şimdiden araştırarak zemini hazırlarsanız doğum telaşına girdiğinizde her şey ayarlanmış olacağı için sizin düşünmenize gerek kalmayacaktır.
Kordon kanı plesenta içinde göbek kordonunda bulunan kandır ve kök hücre açısından oldukça değerlidir. Kök hücreler farklı dokulara dönüşme yeteneğinde oldukları için hasarlı organların yeniden üretilmesinde kullanılmaktadır. Özellikle lösemi, lenfoma, talademi, başta olmak üzere 80 farklı hastalıkta kök hücre kullanılmaktadır. Bu konu araştırılmaya değer, önemli bir konudur. Bu konuyu ayrıntılarıyla araştırarak kullanacağınız zamanı doğum için endişe ederek harcamanızdan kat kat iyidir.

Hamileliğin 30. Haftasında Beslenme
Hamileliğin 30. Haftasında Beslenme

Hamileliğin 30. Haftasında Beslenme

Beslemenize daha da dikkat etmeniz gereken bir dönemde olduğunuzu anlattık. Bebeğinizin beyin gelişimi için çok önemli bir dönemdesiniz. Daha çok B12 ve B6 olmak üzere diğer B vitaminlerine de ihtiyacınız olacaktır. Bebeğinizin beyin gelişimini en çok bu dönemde destekleyeceğinizi unutmayın Sadece bu değil tabi. Dengeli beslenmeniz çok önemlidir. Büyüyen rahminiz daha ufak porsiyonlara izin verecektir. Bu nedenle daha sık yemelisiniz.
Kolin vitamini, hafıza vitamini olarak bilinir. Bu dönem bebeğiniz için almanız gereken vitaminlerin başında gelmektedir. Hangi besinlerden alabilirim derseniz, tabi ki, yumurta başta olmak üzere, yağsız sığır eti, somon balığı, tavuk eti, bitkilerden ise brokoli ve karnabaharı öneriyoruz.
Öğün atlamayı hiç düşünmeyin. Uzun süreli açlık hem sizin için hem de bebeğiniz için hiç iyi bir şey değildir. Uzun süreli açlıktan sonra mide yanmanız daha da artacaktır. Bu nedenle sıkça yemek daha doğru bir uygulamadır.
Bu dönemde de her dönemde olduğu gibi kalsiyum tüketiminiz maksimumda olmalıdır. Kemik, kıkırdak gelişimi, diş, kas ve sinir sistemi, hücre beslenmesi, kanın pıhtılaşması kalsiyum ile desteklenmektedir.
Bu dönemde de tuzlu yiyeceklerden kaçınmalısınız. Hatta tuzu hayatınızdan tamamen çıkardığınızda daha rahatlayacağınızı göreceksiniz.

30. hafta ve sonrasında kabızlık sorunu sık yaşanabilir. Taze sebze ve meyve, kuru erik, kuru kayısı tüketebilirsiniz.
Hamilelikte sıcaklama hissinizin daha da artacağı bir dönemdesiniz. Özellikle hamileliğinizin bu son dönemleri yaz aylarına denk geldiyse terleyerek harcadığınız suyu yerine koymayı da ihmal etmemelisiniz. Normal de bol su tüketimini önerdiğimizi bu açıklamayı ek olarak yaptığımızı unutmayın lütfen. Mineralli su da içebilirsiniz. Hatta Hindistan cevizi suyu da hem yararlı hem susuzluk gidericidir. Bu dönemde bol bol yoğurt da tüketebilirsiniz. Kendi hazırlayacağınız meyveli ve ballı yoğurt birçok ihtiyacınızı bir arada tamamlayacaktır. Bunların yanında prebiyotik almanızı da sağlamış olursunuz.
Hamileyken bitki çayı içmek tek başınıza karar verebileceğiniz bir konu değildir. Tahmininizden daha önemlidir. Mutlaka doktorunuza danışın. Çünkü bitki çaylarının birçok etkisi bulunmaktadır. Bazı bitki çayları süt yapımını artırır bazıları hamilelikte düşük yapmaya sebep olabilir bazısı ödem attırıcı olabilir. Örneğin; papatya, karahindiba, zencefil, ısırgan, nane önerilen çaylardır.

  • Papatya çayı, sindirime ve rahat uyumaya yardımcı olur.
  • Karahindiba, mideyi yumuşatır.
  • Zencefil, mide bulantısı ve burun tıkanıklığı sorunlarınızı çözecektir.
  • Isırgan otu, mineral ve vitamin deposudur. Demir ve kalsiyum ihtiyacınızı karşılar.
  • Nane, gaz ağrılarını yumuşatır, midenizi rahatlatır.

Bunların dışında hamilelikte kesinlikle tüketmemeniz gereken çaylar da vardır. Örneğin, adaçayı, civanperçemi (ayvadana), ardıç, misk otu, sedef otu, öksürük otu, karaağaç otu, hibiskus.

  • Adaçayı, anne sütünün azalmasına ve emzirme döneminde olumsuz etkilere sahip. Alkoloid içerdiği için plesentaya zararlı olabilir.
  • Civanperçemi, kabızlığa veya ishale sebep olur. Adet görmeyi düzenleyen bir bitki olduğu için hamilelik dönemi hiç uygun değildir.
  • Ardıç, Anne ile bebek arasındaki bağa zarar verebilirler.
  • Misk otu, adet dönemlerinde sancılarınızı dindirebilir ancak bu dönem tüketilmesi önerilmez.
  • Sedef otu, adet söktürücü, adeti düzene sokar ağrılarını azaltır, haliyle hamilelik bu bitki için uygun bir dönem değildir.
  • Meyan kökü, regl dönemlerinde sıkça kullanılır.
  • Hibiskus, Hamileliğin ilk başlarında bebeğinizi düşürme tehlikesi yaratabilecek kadar güçlüdür. Bu dönemde de plesentaya zarar verme ihtimalini göz önünde bulundurmakta fayda vardır.
  • Siyah çay çarpıntıya sebep olabilir.
  • Tarçın ve kimyon rahim kasılmalarına neden olabilir.

Bunların dışında size fazla miktarda maydanoz ve sarımsak da tüketmemenizi öneriyoruz. Çünkü maydanoz, maydanoz rahim kasılmalarına sebep olmaktadır. Sarımsak da mide yanmalarınızı artırabilir.

30. Hafta Gebelik Ultrason Görüntüleri

30. Hafta Gebelik Ultrason Görüntüleri
30. Hafta Gebelik Ultrason Görüntüleri

30. Hafta Gebelik Uzman Görüşleri

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu